Telefon: +90 530 564 70 13
Osmanağa Mah. Gençlİk Sk. No:1 Örmen Çelİk İş Hanı D:7 Kadıköy, İstanbul
EMLAK VERGİSİ NEDİR? TAKDİR SÜRECİ TAMAMLANDI MI?
Emlak vergisi, her 4 yılda bir takdir edilen arsa ve arazi metrekare birim değerleri üzerinden hesaplanan değerdir. Takdir komisyonları, 2026-2029 yılları arasında emlak vergisi tahakkuku için geçerli olacak takdir işlemlerini tamamlamışlardır. Takdire ilişkin kararların ilgililere (ticaret odaları, muhtarlıklar vs.) tebliği işlemleri tamamlanmıştır.
TAKDİR KOMİSYONU KARARINA KARŞI KİMLER DAVA AÇABİLİR? / DAVACI SIFATI
Vergi Usul Kanunu’nun, “Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi” başlıklı, mükerrer 49’uncu maddesinin (b) fıkrasının üçüncü paragrafı, “Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları on beş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine on beş gün içinde Danıştay’a başvurulabilir.” şeklindeydi. Bu paragrafın ilk cümlesi, sadece karar tebliğ edilenlere dava açma hakkı veriyor, emlak vergisi mükelleflerine dava açma hakkı tanımıyordu.
13 Ekim 2012 tarih 28440 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 2012/89 Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile vatandaşlara da takdir komisyonu kararlarına karşı dava açma hakkı verildi. Anayasa Mahkemesi ilgili cümleyi, anayasamızın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti ilkesi” ile 36. maddesinde yer alan “herkesin dava açma hakkını” ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti.
Dolayısıyla kendilerine karar tebliğ edilen kişi ve kurumlar haricinde; takdir kararı tebliğ edilmeyen emlak vergisi mükellefleri de artık dava açabilirler. Bu yazımızda emlak vergisi mükelleflerinin, takdir komisyonu kararlarına karşı açabileceği davayı ve şartlarını ele alacağız.
EMLAK VERGİSİ MÜKELLEFLERİ DAVA AÇARKEN HANGİ SÜREYİ DİKKATE ALACAK? / DAVA AÇMA SÜRESİ
Öncelikle görevli mahkemenin Vergi Mahkemeleri olduğunu belirtmek gerekir. Yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra emlak vergisine esas takdir kararlarının nasıl dava konusu edileceğine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla emlak vergisi mükellefleri genel hükümlere göre dava açmalıdırlar. Genel hükümler uyarınca bu süre 30 gündür.
“…iptal kararı esasen takdir komisyonu kararlarına karşı dava açabileceklerle ilgili olmasına rağmen, dava açma süresini içeren cümle tamamen iptal edildiğinden, takdir komisyonu kararlarına karşı açılacak davalarda…İdari yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde yer alan yasal dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.” (Danıştay 9. Daire, T. 09.06.2016, E. 2016/15550, K. 2016/5897)
EMLAK VERGİSİ MÜKELLEFLERİ DAVA AÇARKEN ÖĞRENME TARİHİNİ NASIL TESPİT EDECEK?
İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca emlak vergisi mükelleflerinin, takdir komisyonu kararını öğrendikleri tarih esas alınarak dava açma süresi hesaplanmalıdır. Fakat takdir komisyonu kararları doğrudan mükelleflere tebliğ olmadığı için öğrenme tarihinin tespiti hususu da belirsizlikler barındırmaktadır.
Uygulamada emlak vergisi mükelleflerinin, takdir kararlarını muhtarlıklara asılan ilan panolarından öğrenmeleri mümkündür. Dolayısıyla mükellefler, ilan panolarıyla öğrendikleri değerleri, öğrendikleri tarihten itibaren 30 gün içinde dava konusu edebilirler.
Nitekim öğrenme tarihinin tespitinde yaşanabilecek belirsizlikleri ve olası tartışmaları peşinen ortadan kaldırmak için dava açmak isteyen mükellefler, takdir kararlarının muhtarlıklara tebliği tarihini esas almalıdır.
ADLİ TATİLİN DAVA AÇMA SÜRESİNE ETKİSİ NEDİR?
İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre adli tatil 20 Temmuz ila 31 Ağustos arasında uygulanıyor.
Yukarıda verdiğimiz bilgiler ışığında hesaplanan sürede dava açma süresinin son günü adli tatile rastlıyorsa 31 Ağustos’tan itibaren 7 gün içinde; yani en geç 7 Eylül’de dava açılabilir.
Ancak adli tatil içerisinde dava açmanın önünde özel bir engel bulunmadığından adli tatil süresince de isteyen mükellefler tarafından dava açılabilir.
DAVA KONUSU NEDİR?
Davanın konusu ilgili takdir kararının iptal talebidir. İptal talebinin sebebi taşınmazın koşulları ile bulunduğu semte göre detaylandırılabilir. Fakat alınacak verginin fahiş oranda artmasının, ekonomik gerçeklik ve anayasadaki verginin ödeme gücüne göre tahsil edilebilirliği ilkesine tamamen aykırı olması, iptal talebinin temelini oluşturacaktır.
Bu durumda mahkeme, takdir kararını iptal ederse takdir komisyonu derhal toplanacak ve yeni bir değer tespiti yapacaktır. Bu değerler de ayrıca dava konusu edilebilir.Ayrıca açılacak davalarda takdir kararının iptali istemi ile değerin mahkemece belirlenmesine yönelik talepte de bulunulabilir.
14/3/2025 tarihli ve 2025/1 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu İş Genelgesine göre, önceki dönemde yapılan takdirlerde alınan komisyon kararlarına karşı açılan davalar üzerine Danıştay’ca takdir komisyonu kararlarının gerekçeli olmadığı, en düşük değerli arsa veya arsaların değerinin dikkate alınmadan karar verildiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı veya yaptırılan bilirkişi incelemelerinin yetersiz olduğu, takdirler sırasında “Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük” hükümlerinin dikkate alınmadığı belirtilerek, bu durumdaki takdir komisyonu kararları ya iptal edilmiş ya da bu kararları iptal eden vergi mahkemesi kararları tasdik edilmiştir.
DAVA AÇMAYAN MÜKELLEFLER AÇILAN DAVALARIN SONUCUNU NASIL ÖĞRENEBİLİR?
Dava açmayan mükellefler, açılan davaların sonuçlarını belediye veya muhtarlıklardan takip edebilirler. Yargı kararları üzerine takdir komisyonlarınca yeniden verilen kararlar ile daha evvel verilen kararlardan kesinleşenler, belediye ve muhtarlıklarda ilana mahsus yerlere asılmak suretiyle mükelleflere duyurulacaktır.
DAVA AÇMAYAN MÜKELLEFLER İÇİN İPTAL KARARI GEÇERLİ MİDİR?
Takdir komisyonu kararının iptali halinde, iptal kararı aynı cadde/sokakta bulunan tüm mükellefleri etkileyecektir. Bir diğer ifadeyle, aynı sokak ile ilgili menfaatleri ihlal edilen tüm mükellefler, iptal kararının sonuçlarından yararlanabilecektir. Nitekim, 2021/1 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi’nde mahkemenin takdir komisyonu kararını iptal etmesi halinde, mahkeme kararına göre işlem yapılacağı belirtilmek suretiyle, uygulamada karşılaşılabilecek sorunları gidermeye yönelik bir düzenleme yapılmıştır.
Asgari ölçüde birim değeri takdiri işlemleri ile alakalı Danıştay kararları irdelendiğinde ise, Yüksek Mahkemenin mezkûr işlemleri dolaylı bir şekilde düzenleyici işlem olarak kabul ettiği görülmektedir. Zira mezkûr kararlarda asgari ölçüde birim değerlerini takdir eden komisyon kararlarının kısmen veya tamamen iptal edilmeleri halinde, iptal kararının sonuçlarından yalnızca dava açan kimsenin değil, aynı zamanda dava konusu arsanın bulunduğu sokak, cadde, mahalle ya da bölgedeki diğer arsalar dolayısıyla emlak vergisi yükümlüsü olan kimselerin de istifade edebilecekleri açıkça belirtilmektedir.
“…aynı yer için daha önce açılan davalar sonucunda takdir komisyonu kararı iptal veya kısmen iptal edilmiş ise bunun neticelerinden aynı mahalle, cadde, sokak veya bölgede bulunan tüm emlak vergisi mükellefleri de yararlanacağından, diğer bir deyişle işlemlerin iptali ya da kısmen iptali aynı yer için dava açmayan diğer mükellefleri de etkileyeceğinden, Mahkemece taşınmazın bulunduğu yer için başka dava açılıp açılmadığı, açılmış ise vergi değerinin ne şekilde kesinleştiği hususu ile davacının tahakkuka ilişkin diğer iddialarının da araştırılması suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.” (Danıştay 9. Daire, T. 04.07.2019, E. 2019/3507, K. 2019/3436)
DAVA SÜRECİNDE EMLAK VERGİSİNİN DURUMU NE OLACAK?
Takdir komisyonu kararına karşı dava açıldıktan sonra, kararın iptaline yönelik mahkeme kararı verilinceye kadar, mevcut takdir komisyonu kararı uygulanmaya devam edecektir. Bu kapsamda, 2025 yılında belirlenen ve “2026-27-28-29” yılları emlak vergisi matrahını belirleyecek asgari birim değerleri üzerinden emlak vergisi tahakkukları gerçekleştirilecektir.
Nitekim teknik olarak takdir komisyonu kararına karşı dava açan mükellefler, mahkemece karar verilene ve olumlu ise yeni asgari birim değerler tespit edilinceye kadar tahakkuk eden vergilere karşı da dava açabilirler. Ancak takdir komisyonu kararına karşı dava açılmış ise tahakkuk için dava açılmaması ayrıca hak kaybına neden olmayacaktır.
DİPNOT:
1.TBB Dergisi 2024, s.161-222, Abdullah ARIKAN, Emlak Vergisi Uygulamasından Kaynaklanan Uyuşmazlıkların Yargısal Çözümünde Karşılaşılan Bazı Hukuki Sorunlar Ve Çözüm Önerileri
Av. Eylül EVREN